SESSİZ - SÖZSÜZ İLETİŞİM ATÖLYESİNE DAVETLİSİNİZ
Bilgi Üniversitesinin düzenleyeceği İletişim konusunda farklı bir deneyim yaşamak, sözlü ifadenin egemenliğinden sessiz bedensel ifadenin egemenliğine geçişi gözlemlemek isteyen herkes “SESSİZ - SÖZSÜZ İLETİŞİM” adlı ücretsiz atölye’ye davetli.
Atölye çalışmasını Fransa'da yaşayan ve "International Visual Theatre" üyesi İşitme engelli Levent BEŞKARDEŞ gönüllü olarak gerçekleştirecek. Başarılarını dünyaya kanıtlayan Beşkardeş’in sunumuyla yaşamınıza farklılıklar katabilirsiniz.
İşitme - konuşma engelli veya engelsiz herkese açık olan atölye, beden dili ile sözsüz iletişim kurmayı öğrenmeyi ve yaratıcılığı arttırmayı hedefliyor. Atölyede, kelimeler olmaksızın, dialog kurabilmek, duygu, düşünce, renk ve kavramları ifade edebilmek üzerine çeşitli teknikleriyle çalışılacak. Bir diğer amaç da, bedeniyle barışan katılımcının, duygularını serbest bırakarak kişisel gelişimde yol almasına yardımcı olmak.
Sanatçılar ve terapistler bu atölyede, kendini ifade ve iletişim konularında çok farklı bir boyutta deneyim edinecekler.
Atölye programı,Sessiz karşılaşma, Sihirli kutu, Sözsüz dialog, Sözsüz masal anlatımı, Sözsüz fotoğraflar.
''ENGELLİLER İÇİN SANAT'' PROJESİ
19.03.08 - Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Avrupa Komisyonu Eğitim ve Kültür Müdürlüğü Gençlik Programı tarafından kabul edilen ve bu yıl Belçika'da gerçekleştirilen ''Engelliler İçin Sanat'' projesinin gelecek yıl Çanakkale'de uygulanacağını bildirdi.
Başkan Gökhan, Belediye Meclis Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Kent Konseyi Engeliler Çalışma Grubu ve Çanakkale Bedensel Engeliler Derneği olarak yurt dışından engelli kuruluşlarıyla ''Engelliler İçin Sanat'' projesinin hazırlandığını bildirdi.
Avrupa Komisyonu Eğitim ve Kültür Müdürlüğü Gençlik Programı tarafından kabul edilen projenin Türkiye, Polonya, Romanya ve Belçika'dan 24 engellinin katımıyla Belçika'da gerçekleştirildiğini anlatan Gökhan, ''Projenin ana teması, engelli bireylerin toplumsal hayata aktif katılımı ve bu katılımın sanat yoluyla gerçekleştirilmesidir'' dedi.
Gökhan, projeyle engellilerin 3 farklı etkinlik grubu gerçekleştirildiğini belirterek, proje süresince boyama, grafik, baskı tekniği, perküsyon (ritim), resim ve FELT denilen özel bir dokuma tekniği konusunda teorik ve pratik eğitim aldıklarını kaydetti.
Proje kapsamında Belçika'ya Çanakkale'den 4 engellinin gittiğini belirten Gökhan, ''Çanakkale'den katılan grubumuz, hem atölye çalışmalarında hem de toplantılarda son derece aktif olmuşlar ve diğer grupların yakın ilgisiyle karşılaşmıştır. Projenin ikinci adımının Çanakkale'de gerçekleşmesi konusunda fikir birliği sağlanmıştır'' dedi. Çanakkale Bedensel Engelliler Derneği Başkanı İbrahim Batdal, Başkan Gökhan'a Belçika'dan aldıkları hediyeyi sundu.
ENGELLİ ÖĞRENCİLERDEN FOTOĞRAF SERGİSİ
15.05.08 - Karabük'te, eğitilebilir çocuklara eğitim verilen Yaşama Sevinci İlköğretim Okulu öğrencileri "Gözümüzden Safranbolu" konulu fotoğraf sergisi açıldı.
Okul Müdürü Turgay Tokat, serginin açılışında yaptığı konuşmada, sergide orta düzeyde zihinsel yetersizlikleri olan öğrenciler tarafından Safranbolu ilçesinde çektikleri fotoğrafların yer aldığını söyledi. Engelli bireylerin dünyaya bakış açılarının farklı olmadığının ispatlanarak, "Birlikte yaşıyoruz, farkında mısınız?" mesajı vermeyi hedeflediklerini ifade eden Tokat, "Ülkemizde ilk defa engelli bireylerin bir sanat alanında bağımsız, aktif olarak katıldıkları bu çalışmanın asıl amacı, engellilerle bu dünyayı beraber paylaştığımızın sürekli hatırlanması, hayat planlanırken haklarının unutulmamasıdır" diye konuştu.
Bir alışveriş merkezindeki sergi, Vali Can Direkçi, Belediye Başkanı Hüseyin Erer ve İl Emniyet Müdürü Zekeriya Kahraman tarafından açıldı
BİR 'ÖZ BABA'NIN GÜNLÜĞÜ
Doğduktan sonra annesi tarafından hastanede terk edilip evlatlık verilen 19 yaşındaki spastik engelli Gözde Akkılıç, babasının kendisiyle ilgili yazdığı günlüğü kitaplaştırdı.
"Dünyaya gözlerimi açtıktan sadece üç gün sonra beni doğuran kişi hastanede bırakarak kaçmış, Çocuk Esirgeme Kurumu'nda başlayan günlerimde 10 aylık oluncaya kadar üç aile tarafından evlat alınmışım, ancak sağlık sorunlarımı öğrendiklerinde geri bırakmışlar beni. 10 aylıkken şimdiki ailem tarafından evlatlık alınmışım."
19 yaşındaki spastik engelli Gözde Akkılıç, 'Hayat Gülümsersen Gülümser Sana' adlı kitabını tanıtırken, hayata başlama hikâyesini böyle anlattı. Akkılıç ailesi, Çocuk Esirgeme Kurumu'nda Gözde'yi görür görmez sevmiş. Kurum yetkilileri, başta kızın sağlık durumundan bahsetmemiş. Yetkililer, 'Yüzde 92 engellidir' denilen raporunu görünce ailenin Gözde'yi isterse geri verebileceğini söylemiş, fakat küçük kıza bağlanan aile bu teklifi kabul etmemiş.
Baba İhsan Akkılıç, çocukluğundan itibaren pek çok ameliyat geçiren, 70 gün boyunca felç kalan Gözde'yi ilk aldıkları günden başlayarak, bütün tedavi sürecini, kızının iyileşmesini ve kendi duygularını anlattığı bir günlük tutmuş. Gözde, "Evimizi taşırken babama ait günlüğü buldum. Ben hayatlarına girdikten sonra yazılmaya başlanmıştı. Babam günlüğü 18 yaşıma gelince vereceğini, ancak bulduğum için okumamda sakınca görmediğini söyledi. Yaşadıklarımın kitap olması gerektiği fikri uyandı bende" diye anlatıyor.
'Koruyucu ailelik artmalı'
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi olan ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan Akkılıç, ikinci kitabının da yolda olduğunu belirtiyor. Malatya'da 2005'te üzücü olayların yaşandığı Sevgi Çocuk Yuvası'nı da ziyaret ettiğini söyleyen Akkılıç, "Yuvada herhangi bir özrü olanın da olmayanın da en büyük eksikliği aile ortamı bulamamaları. Evlatlık almak büyük sorumluluk ancak, koruyucu ailelik bir an önce yaygınlaşmalı" diyor